Beyin ve Sinir Sistemi Hastalıkları

Beyin ve Sinir Sistemi Hastalıkları

Beyin ve Sinir Sistemi Hastalıkları, sinir sisteminin (beyin, omurilik, periferik sinirler ve bunların yer aldığı yapılar) cerrahi hastalıklarının tanı ve tedavisi Nöroşirürji (Beyin ve Sinir Sistemi Cerrahisi)

Alzheimer hastalığı  

Beyin Sağlığı ve Unutkanlık

Epilepsi

Epilepsi

 

ALZHEIMER HASTALIĞI

1 . Bunama Yaşlılığın Doğal Bir Sonucu Değildir.

 Yaşla Gelen Unutkanlık, Alzheimer Hastalığının Habercisi Olabilir!
Her yaşta insanın zaman zaman isimleri, kişi adlarını unutması, bir eşyayı koyduğu yeri hatırlayamaması ya da sokakları şaşırması doğaldır. Ancak bu tip unutkanlıklar geçicidir ve günlük yaşamımızı etkilemez.
Oysa yaşlılıkla birlikte unutkanlıkların artması ve hatta bunun yanı sıra başka zihinsel ve ruhsal bozuklukların da ortaya çıkması, Alzheimer hastalığının ön belirtileri olabilir.
Birçok toplumda olduğu gibi, bizim toplumumuzda da yaşlılık çağındaki bunama belirtileri, ne yazık ki, insan yaşamının doğal bir süreci olarak kabul edilmekte ve genellikle çaresi olmadığı düşünülerek kendi seyrine bırakılmaktadır.
Bunama, yaşlılığın doğal bir sonucu değildir. Buna yol açan nedenlerin araştırılması ve teşhis edilmesi gerekir.
Unutmamalıdır ki, insanlar yaşlılık döneminde de en az diğer yaşlardaki kadar yaşamdan zevk almak ve mutlu olmak isterler.
2 . Alzheimer hastalığı nedir, neden olur ?
Alzheimer hastalığı, yaşlılıkla beraber ortaya çıkan ve başta unutkanlık olmak üzere çeşitli zihinsel ve davranışsal bozukluklara yol açan ilerleyici bir beyin hastalığıdır.
Beynin belli bölgelerinde, bilinmeyen bir nedenle birtakım proteinler birikir. Bu da beyindeki haberleşmeyi sağlayan sinir hücrelerinin hasar görmesine yol açar.
Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır.
Sonuçta bu bozukluklar, özellikle bellek ve öğrenme gibi zihinsel becerilerin geri dönüşsüz olarak yavaş yavaş azalmasına neden olur.
3 . Alzheimer hastalığı kimlerde ve ne sıklıkta görülür ?

 Alzheimer hastalığı genellikle 60 yaşından sonra ortaya çıkan bir hastalıktır. 65 yaşın üzerinde yaklaşık her 10 kişiden birinde; 85 yaşın üzerindeki ise yaklaşık her iki kişiden birinde görülmektedir.
Tüm dünyada 20 milyona yakın Alzheimer hastası bulunduğu tahmin edilmektedir. Bunlar arasında ABD eski başkanı Ronald Reagan, ünlü sinema oyuncusu Rita Hayworth ve bir zamanların meşhur tango kralı Şecaettin Tanyerli gibi isimler de yer almaktadır.
Alzheimer hastalığı, kadınlarda ve erkeklerde hemen hemen aynı oranda görülür.
Alzheimer hastalığı bulaşıcı ve kalıtsal bir hastalık değildir. Ancak düşük oranda ailesel bir yatkınlık olabileceği düşünülmektedir.
4 . Alzheimer hastalığı nasıl teşhis edilir?

Alzheimer hastalığı bunamanın en sık nedenidir, ancak benzer belirtiler veren başka hastalıklar da vardır. Bu nedenle, Alzheimer hastalığının diğer bunama nedenlerinden tam olarak ayırt edilmesi gerekir.Sinir hastalıkları uzmanları, yani nörologlar ve ruh hastalıkları uzmanları, yani psikiyatristler, çeşitli testler, beyin filmleri ve laboratuvar tetkikleri sayesinde bugün büyük oranda kesin teşhis koyabilmektedir.
5 . Alzheimer hastalığının belirtileri nelerdir?
Alzheimer hastalığının ilk belirtisi genellikle unutkanlıktır. Yakın zamana ait bilgileri hatırlama ya da yeni bilgiler öğrenme güçlüğü görülür. Ayrıca konuşma bozukluğu, karar verme güçlüğü, kişileri tanıyamama ya da yolunu kaybetme gibi başka zihinsel sorunlar' da başgösterir.
Alzheimer hastalarında tabloya çoğu kez davranış ve kişilik bozuklukları da eşlik eder. Özellikle hastalık ilerledikçe, birçok hastada depresyon, saldırganlık, huzursuzluk, hayaller görme, uyku bozuklukları ya da amaçsızca dolaşma gibi ruhsal sorunlar görülebilir.

  
Zihinsel bozukluklar:
Unutkanlık
Öğrenme güçlüğü
Konuşma bozukluğu
Yolunu kaybetme
Kişileri tanıyamama
Karar verme güçlüğü
Ruhsal bozukluklar:
Huzursuzluk
İlgisizlik
Saldırganlık
Uyku bozukluğu
Amaçsız dolaşma
Gerçekdışı hayaller
Depresyon
6 . Alzheimer hastalığı nasıl seyreder?
 Alzheimer hastalığı yavaş ilerleyen, ancak zaman içinde günlük yaşamı etkileyerek, hastayı geri dönüşsüz bir şekilde bakıma muhtaç bırakan bir hastalıktır.
Genel olarak 3 evreye ayrılır:
  1. Birinci evrede, unutkanlık, bildiği yerleri tanıyamama, bazı kelimeleri bulamama, işine ve hobilerine karşı ilgisini yitirme gibi erken belirtiler verir ve genellikle hasta olduğunu kabul etmek istemez.
  2. İkinci evrede, bellek kaybı belirginleşir, yakınlarının isimlerini unutabilir, yolunu kaybedebilir, konuşma bozukluğu artar, yıkanma, giyinme gibi gündelik işlerinde yardıma ihtiyaç duyabilir ve bazı hayaller görebilir.
  3. Üçüncü evrede, artık aile üyelerini tanımayabilir, yemek yemede ve yürümede güçlükler başlar, idrarını ve dışkısını tutamayabilir ve ciddi davranış bozuklukları görülebilir.
    Alzheimer hastalığı, yaklaşık 5-8 yıllık bir ilerleme süreci içinde hastayı yatağa bağlı ve tamamen bakıma muhtaç duruma getirir.
7 . Alzheimer hastalığının tedavisi var mıdır?
 Alzheimer hastalığını tamamen ortadan kaldıracak bir tedavi bugün için ne yazık ki yoktur. Ancak belli bir süre hastalığın ilerleme hızını durduracak ya da yavaşlatacak bazı yeni tedavi olanakları bulunmaktadır. Kolinesteraz inhibitörleri adı verilen bu yeni ilaçlar, beyindeki sinir hücrelerinin hasarı sonucu azalmış olan asetilkolin adlı haberci madde miktarının dengelenmesine yardım ederek zihinsel işlevleri korurlar. İlaç tedavisi, Alzheimer hastalığını tamamen durdurmaz, ancak bellek kaybı dahil, çeşitli zihinsel bozukluk belirtilerinin hafiflemesini sağlar. Böylelikle hastanın günlük yaşam aktiviteleri daha uzun süre korunur. Depresyon, huzursuzluk, uykusuzluk ya da hayaller görme gibi davranış bozukluklarını tedavi etmek için de uzun zamandır kullanılmakta olan çok sayıda etkili ve güvenilir ilaç bulunmaktadır. İlaç tedavisine karar verecek olan kişi, nörolog (sinir hastalıkları uzmanı) veya psikiyatristtir (ruh hastalıkları uzmanı). Sonuçta ilaç tedavisi, hastanın yaşam kalitesini artırır ve daha uzun süre kendine bakabilmesini sağlar.
8 . Alzheimer hastalarının bakımında nelere dikkat edilmelidir?
Alzheimer hastaları için ilaç tedavisinin yanısıra özenli bir bakımın da önemi büyüktür.
Yemek yeme, giyinme, tuvalete gitme veya yıkanma gibi günlük yaşam aktiviteleri, hastalığın ilerlemesiyle birlikte kötüleşebilir ve hasta gittikçe daha çok bakıma muhtaç duruma gelebilir. Duygusal açıdan da hastaya destek vermek ve boş zamanlarında oyalanması için çeşitli uğraşlar yaratarak yaşama bağlanmasını sağlamak önemlidir. Alzheimer hastasının ev içinde ve dışında güvenliğini sağlamak da önemlidir. Ocağı yakarken yangın çıkarmaması, kaygan zeminlerde düşmemesi veya tek başına sokağa çıkıp kaybolmaması için dikkat edilmesi gerekir. Alzheimer hastaları belli bir dönemden sonra kendilerinin ve çevrelerinin güvenliği açısından araba kullanmamalıdır. Alzheimer hastaları para kullanma konusunda da sorunlar yaşayabileceğinden, tek başına bankaya gitmeleri, çek kullanmaları ya da büyük paralarla alışveriş yapmaları sakıncalı olabilir.
9 . Alzheimer hastalığı nasıl bir yük getirir?
Alzheimer hastalığı gerek bakımı üstlenen hasta yakınları gerekse toplum üzerinde maddi ve manevi bir yük oluşturur.
Birçok hasta yakını, sevdiği hastasına bakabilmek için işini bırakmak ya da yaşam tarzını değiştirmek zorunda kalmaktadır.
Hem özel hem de mesleki çevresinde ilişkilerini değiştirmek ya da kesmek zorunda kalan hasta yakınlarından birçoğu bu ağır yük altında depresyona girmektedir.
Alzheimer hastalarının tedavisi ve bakımı için gereken zaman ve para, toplum üzerinde de dolaylı bir sosyoekonomik yük oluşturur.
10 . Alzheimer Vakfı
Birçok ülkede olduğu gibi Türkiye'de de bir Alzheimer Vakfı faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu vakfın amacı, toplumda Alzheimer hastalığının daha iyi tanınmasını sağlamak, hasta yakınlarını bilgilendirmek ve sorunlarını paylaşarak çözüm üretmektir.
Alzheimer Vakfı, düzenlediği çeşitli toplantılarla hasta yakınlarına eğitim vermekte ve sorunlarını birlikte tartışma fırsatı yaratmaktadır.
Alzheimer Vakfı'na isteyen herkes üyelik için başvurabilir ve hizmetlerinden yararlanabil

ALZHEİMER BÖLÜMÜNE GENEL BAKIŞ

ALZHEİMER HASTALIĞINI KONUŞALIM MI ?


Alzheimer Hastalığı Nedir ? Alzheimer hastalığı, en yaygın görülen bunama (demans) sebebidir. Beyin hücrelerinde harabiyet ve kayıp sonucu zihinsel güç zayıflamakta ve yıkılmaktadır.

Hastalığın en önemli belirtisi, hafıza kaybıdır. Bu, yakın hafızadan başlayarak, bilgileri depolama ve kullanma becerisinin kaybolması şeklinde ortaya çıkar. En hafif şekli isim hatırlamama, daha sonra simaları hatırlamama, olayları hatırlamama şeklinde ortaya çıkar. Yön hafızasının kaybı sonucu evdeki eşyaların yolunu şaşırabilir. Sakladığı şeyi bulamaz. Konuştuğunu unuttuğu için aynı şeyleri tekrarlar durur. Banyo, tuvalet yolunu şaşırır. Televizyondaki konuşmaları evde insan var şeklinde anlayabilir. Eşine "Sen kimsin?" diyebilecek kadar, bildikleri yok olmuştur. Alzheimer demansı bu kadar ileri olduğu halde bile kişinin kalbi sağlamdır, organları sağlıklı çalışabilir, iştahı yerindedir. Yediğini unutup tekrar yemek yemeler, defalarca namaz kılmalar, çok eskileri anlatıp durmalar sık rastlanan bulgulardır.

Hastalığın erken dönemlerinde kelimeleri anlayabilir, odadaki insanların kimler olduğunu bilebilir. Yanlış kelime kullanma, hastanın düzeltemeyeceği bir belirtidir. Hafıza kaybı hastanın beyninde oluşan hasardan kaynaklanmaktadır ve hastanın kontrolü dışındadır. Zaman kavramını unutması sonucu rutin işlerini çoğu zaman yapamaz. Yakınları ikaz ettikçe kendine güveni azalır, şaşkınlığı artar, hastalığı ilerler.

Hastalığın ikinci önemli belirtisi ise, kişilik değişimidir. Bir hastanın Alzheimer demansını, kızı şöyle anlatıyordu

"Babam eskiden uyumlu bir insandı, şimdi küçük şeyler üzerinde büyük problemler yaratıyor. Dün akşam torunu ile kavga etti. Sebebi de Kazakistan'ın ayrı bir devlet olmadığında ısrar etmesi idi. Sinirlenip odayı terketti. Ona banyo yapmasını söylediğimizde büyük kavga çıkıyor. Önceden çok temizdi."

Bu hanım, "Babam kendi gibi değil" derken haklıydı. Alzheimer hastasıyla konuştuğumuzda, başlangıç evrelerinde kendisi şöyle der: "Herşeyi unutuyorum, izah etmeye çalışıyorum, doğru kelimeleri bulamıyorum."

Alzheimer'la gelen bir diğer durum, davranış problemleridir. Bazı demans hastaları gerginlik, öfke, hırçınlık göstererek kendisine veya çevreye zarar verebilirler. Demans beyni tahrip ettiği için gördüklerini ve işittiklerini anlayamayan hastalar korkar ve telaşlanırlar. Kendisine gösterilen bakıma karşı koyması, eve gitme konusunda ısrarcı olması elinde değildir.

Bazı demans hastaları başını alıp gider, amaçsız gezinir. Kalabalık sokaklarda yönlerini kaybedip korkarlar. Özellikle gece gezinmeleri aile için çok zor bir durumdur. Demans hastası odası değiştiğinde, yeni eve taşındığında çok zorluk çeker. Yeni şeyleri öğrenmekte zorluk çekmektedir. Akşamları kötüleşme demans hastasının tipik özelliklerinden birisidir. Beyin işlevi akşamları daha fazla zorlanmaktadır. Bu nedenle gece ışığı açık bırakmak genelde faydalıdır.

İstifleme ve saklama sık rastlanan belirtilerdir; çöp evler, yatağın altına biriktirmeler, çekmeceleri altüst etmeler... Kıymetli eşyaları çöp sepetlerine, çamaşır sepetlerine atabilirler. Uygunsuz cinsel davranışlar, alkol ve ilaçları abartılı kullanma da demans belirtileri arasındadır.

Alzheimer hastası, depresyona da maruz durumdadır. Depresyonun genel belirtileri, elem, keder hâli, ilgi ve enerji azalması, hayattan zevk alamama, irade zayıflaması, uyku-iştah bozulmaları, cinsel ilgi azalması, intihar düşünceleri, düşünceyi yoğunlaştıramama, konsantrasyon güçlüğü gibi belirtilerdir. Hafıza sorunu yaşayan Alzheimer hastalarında depresyon belirtilerine sık rastlanır. Yahut uzun süren, kronik depresyonlarda hafıza sorunları ileri derecede artarak Alzheimer hastalığını tetikleyebilir. Uzun süren depresyonlar, eğer tedavi edilmezse, Alzheimer için bir risk grubu olarak değerlendirilmektedir. Kronik alkol kullanan ve depresif olan kişiler Alzheimer hastalığı için büyük risk oluştururlar. Alzheimer, diğer taraftan, stresle de ilintlidir.

Stres zihin fonksiyonlarının bozulması, anlama, kavrama, öğrenme, hatırlama, konuşma, düşünme gibi beyin ilişkilerinin aksamasını sonuç verebilmektedir. Özellikle uzun süren stres depresyonu tetikleyerek düşünceyi yoğunlaştırma ve dikkati sürdürmeyi bozmaktadır. Alzheimer'ın önemli nedenlerinin başında modern hayatta kaygı düzeyinin yükselmesi, beyin kimyasının bozulmasının yer aldığı şeklinde bir tartışma hâlen sürmektedir ve bazı uzmanlar bu hastalığın son yıllardaki artışını bu çerçevede açıklamaktadır.

Stres olaylarının ve yalnızlığın yaşlılarda demansı ağırlaştırdığı, tedavi ekibinin çok iyi bildiği bir konudur. Aile ve tedavi ekibinin Alzheimer hastasında dikkat edecekleri en önemli şey, onun kaygı düzeyini artırmamak olmaktadır. Şefkatli, esnek, onu zorlamayan yaklaşımlar hastalığı yavaşlatmaktadır. Kendini güvende hissetmeyen bir insan korkularının etkisi ile yoğun stres yaşayacaktır. Alzheimer hastası ise, strese diğer insanlardan daha fazla duyarlı durumdadır.

Alzheimer Hastalığı Nedir? 

"Hasta yakınları için"

Alzheimer hastalığı en yaygın olarak görülen demans (bunama) nedenidir. Demans, beyin hücrelerinin harabiyetine ve kaybına yol açan bir hastalığın sık rastlanan belirtileri olarak tanımlanabilir.

Alzheimer hastasında hafıza kaybı, kişilik ve davranış değişiklikleri, düşünme ve yorumlamada bozulma, konuşurken doğru kelimeleri bulmada güçlük, bazı işleri doğru sırayla yapmada zorlanma gibi bulgular görülür. Bu bulgular zamanla daha da kötüleşir ama kötüleşmenin hızı hastadan hastaya farklılık gösterir. Ancak hastalık ilerledikçe günlük yaşamı sürdürmek giderek zorlaşır ve hasta zaman içinde tamamen başkalarına bağımlı hale gelir.

Eşiniz ya da bir yakınınız Alzheimer hastası ise ve siz ona bakmak durumundaysanız öncelikle bunun bir hastalık olduğunu, yakınınızın sizi üzmek için böyle davranmadığını kabul etmelisiniz.

İşte, sizi bekleyen bu zor dönemde hem sizin daha az yıpranmanızı sağlayacak hem de hastanızın daha huzurlu ve sakin olmasına yardım edecek bazı küçük öneriler..

Alzheimer hastasıyla iletişim kurmak

Alzheimer hastalığı ve diğer demans hastalıklarında konuşma (kelime bulmakta zorlanma, düzensiz konuşma, tekrarların artması vb) ve anlama bozuldukları sık görülür. Konuşarak iletişim gittikçe güçleşirken, bir gülümseme, omuza bir dokunuş veya kucaklama hastaya olan sevgi ve anlayışınızı göstermeye yetecektir. Tekrarlanan sorular sizin için sinir bozucu olabilir, ama bunun hastalığın bir parçası olduğunu unutmayın. Hastanın söylemek istediğini anlıyorsanız, kullandığı yanlış kelimeleri düzeltmeye çalışmayın, bu, hastanın kendini huzursuz, mahcup ya da sıkıntılı hissetmesine yol açar.

Hastalığın erken evrelerinde, yani hastanın kelimeleri anlayabildiği dönemde ne yapması gerektiğini, neler olup bittiğini ve oradaki insanların kimler olduğunu çeşitli vesilelerle hatırlatmak yararlı olabilir. Kapıların üzerine konan işaretler, neyin ne olduğunu ve nasıl kullanıldığını açıklayan etiketler veya altlarında kime ait olduğu yazan aile fotoğrafları hastanın zaman ve mekan bilincini korumasına yardım edebilir.

Günlük yaşam

Yemek

Kişilik değişimleri sebebiyle hasta, yemek yemeyi reddedebilir veya yemek seçmeye başlayabilir. Yeni yiyecekler yerine, tanıdık yiyeceklerin hazırlanması ve yemek programının belirli bir düzende olması (yemeğin her gün aynı saatte hazırlanması gibi), hem hastanın zaman kavramının korunmasına, hem de sizin zamanınızı ve enerjinizi etkin bir biçimde kullanmanıza yardım eder. Eğer hastanız sürekli hareket ediyor, yemek sırasında oturmak istemiyorsa, az ama sık aralıklarla yedirmeyi deneyebilirsiniz. Peynir, kraker veya sandviç gibi yiyecekler hasta etrafta dolaşırken atıştırması için uygun olabilir. Yine de hastanın düzenli beslenmesinin sağlanmasındaki anahtarın, göstereceğiniz sabır ve güven duygusu olduğunu unutmayın.

Kişisel Bakım

Alzheimer hastalığında hastanın başkasına bağımlı hale gelmesinin en önemli sebeplerinden biri karmaşık işleri yapamamasıdır. Hastalık yerleştikten sonra, hastanız giyinmek, banyo yapmak veya tuvalete gitmek için sizin desteğinize ihtiyaç duyacaktır. Hastanın giyinme konusundaki problemini hafifletmek için bazı pratik ve basit çözümler geliştirilebilir. Sezon dışı giyecekler kaldırılabilir. Düğmeli ve fermuarlı giyecekler yerine kullanımı daha kolay olan giysiler alınabilir. Yıkanmak, demanslı hasta için karmaşık ve zor bir iş haline gelebilir.

Hastayı, ne yapacağınızı adım adım açıklayarak, belirli bir düzen içinde, hep aynı şekilde ve aynı zamanda yıkamanız faydalı olabilir.

Alzheimer hastalarında bir başka problem de idrar tutamamaktır. Bu konuda atılacak ilk adım demans dışında bir sebebin olup olmadığının araştırılmasıdır. Eğer tıbbi başka bir sebep yoksa bazı basit tedbirlere başvurulabilir. Örneğin, hasta sadece geceleri idrarını tutamıyorsa, hastanın yemekten sonra içtiklerini sınırlayarak veya gece boyunca düzenli aralıklarla tuvalete gitmesini sağlayarak bu problem hafifletilebilir.

Boş zamanlar

Hastayı, yürüyüşe çıkmak ve bahçe bakımı gibi basit işleri yapması konusunda teşvik edin. Demans, hastanın yeni şeyler öğrenmesini imkansızlaştırır. Fakat günlük ev işleri veya eski hobiler hastaya, anlamlı bir şeyler yaptığı ve işe yaradığı hissini verebilir. Müzik dinlemek de hastanın hoşuna gidebilir.

Davranış problemleriyle başa çıkma

Demanslı hastalarda davranış değişiklikleri beklenen bir durumdur.

Şüphe ve suçlama

Hasta, hafiza ve yeteneklerindeki bozulma ve kendine duyduğu saygının giderek azalması nedeniyle çevresine karşı bazı şüpheler geliştirir. Bu şüpheler genellikle özel eşyalarının çalındığı ya da kendisine kötülük yapılmak istendiği şeklindedir. Hastanın bu tarz suçlamalarının arttığı dönemlerde güvenini kazanmak İçin sıcak, anlayışlı bir tavırla yaklaşılmalıdır. Suçlamaya karşı savunmaya geçmek, hastanın fikrinde ısrar etmesine yol açar.

Saldırganlık

Demanslı hasta zaman zaman hırçın ve saldırgan olabilir. Bu reaksiyon, kendisini güvenlikte hissetmemesi veya yeni sesler, olaylar ve insanlarla karşılaşması gibi birçok nedene bağlı olabilir. Hangi durumun nasıl bir tepkiye sebep olduğunu bilerek, benzer durumların oluşmasından kaçınılabilir.

Yine de, böyle olaylar ortaya çıktığında, hastayı sakinleştirmek için en iyi yol, öncelikle kendinizi sakinleştirmek, yavaş hareketler ve güven verici bir ses tonuyla konuşmaktır.

Depresyon

Hastanın bağımsızlığını kaybetmesi ve yaşadığı başarısızlık hissi, genellikle içine kapanık olmasına yol açar. Hastanın depresyonunu kuvvetlendiren ya da kendini iyi hissetmesini sağlayan insanları veya olayları gözlemleyin. Hekiminiz bu konuda yardımcı olabilecek bazı tedaviler önerebilir.

Amaçsızca dolaşma

Hastanız çevrede amaçsızca dolaşabilir. Bu ihtiyacın sebepleri, hareketsiz kalamaması, karnının acıkması veya sadece tuvalete gitmek istemesi olabilir. Günlük egzersizler, dışa vurulamayan enerjinin sebep olduğu amaçsız dolaşmanın kontrol edilmesine yardımcı olabilir. Hastanızın çevresini algılama konusunda sorunları varsa ve evden uzaklaşıyorsa, kimliğini bildiren bir bilezik, kimlik kartı ve oturduğu yerin krokisinin yanında bulunması faydalıdır.

Hayatınız sadece hastanızdan ibaret değildir, unutmayın siz ne kadar iyi olursanız, hastanıza o kadar yardımcı olabilirsiniz.

Kaynak: Novartis

Daha geniş bilgi için aşağıdaki sayfaları inceleyebilirsiniz.

Alzheimer

Nöroloji Birimi

Basit Unutkanlıktan Alzheimer'a

Mürşide hanım 61 yaşında bir kış gecesi yatağında kalkıyor, odanın ortasına kağıtları yığıyor, kibrit alıyor, ateş yakmaya çalışıyor. Kızı sesten uyanıp geldiğinde “Anne ne yapıyorsun, yangın çıkacak” dediğinde, Anne şaşkın bir şekilde “üşüdüm, ısınmaya çalışıyorum” diye cevap veriyor. Mürşide hanım Alzheimer hastası ve ilerlemiş bir evrede. Nasıl ısınacağını unutmuş çocukluk dönemlerindeki ısınma şekli aklında kalmış.

Alzheimer hastalığı nedir?

Alzheimer hastalığı en yaygın görülen bunama (Demans) sebebidir. Beyin hücrelerinde harabiyet ve kayıp sonucu zihinsel güç zayıflamakta ve yıkılmaktadır.

1- Hafıza kaybı: yakın hafızadan başlayarak bilgileri depolama ve kullanma becerisinin kaybolması şeklinde ortaya çıkar.

En hafif şekli isim hatırlamama, daha sonra simaları hatırlamama, olayları hatırlamama şeklinde ortaya çıkar. Yön hafızasının kaybı sonucu evdeki eşyaların yolunu şaşırabilir. Sakladığı şeyi bulamaz. Konuştuğunu unuttuğu için aynı şeyleri tekrarlar durur. Banyo, tuvalet yolunu şaşırır. Televizyondaki konuşmaları evde insan var şeklinde anlayabilir. Eşine “sen kimsin” diyebilecek kadar bildikleri yok olmuştur. Alzheimer Demansı bu kadar ileri olduğu halde bile kişinin kalbi sağlamdır, organları sağlıklı çalışabilir, iştahı yerindedir. Yediğini unutup tekrar yemek yemeler, defalarca namaz kılmalar, çok eskileri anlatıp durmalar sık rastlanan bulgulardır.

Hastalığın erken dönemlerinde kelimeleri anlayabilir, odadaki insanların kimler olduğunu bilebilir. Yanlış kelime kullanma hastanın düzeltemeyeceği bir belirtidir.

Hafıza kaybı hastanın beyninde oluşan hasardan kaynaklanmaktadır ve hastanın kontrolü dışındadır.

Zaman kavramını unutması sonucu rutin işlerini çoğu zaman yapamaz. Yakınları ikaz ettikçe kendine güveni azalır, şaşkınlığı artar, hastalığı ilerler.

2- Kişilik değişimi:

“Babam eskiden uyumlu bir insandı, şimdi küçük şeyler üzerinde büyük problemler yaratıyor. Dün akşam torunu ile kavga etti. Sebebi de Kazakistan’ın ayrı bir devlet olmadığında ısrar etmesi idi. Sinirlenip odayı terk etti. Ona banyo yapmasını söylediğimizde büyük kavga çıkıyor. Önceden çok temizdi.” Bir kız babasının demansını böyle anlatıyordu. “Babam kendi gibi değil” derken kızı haklıydı. Alzheimer hastasıyla konuştuğumuzda başlangıç evrelerinde kendisi şöyle der, “Her şeyi unutuyorum, izah etmeye çalışıyorum, doğru kelimeleri bulamıyorum.”

Tepki biçimleri:

Bazı kişiler unutkanlığı gizlemeye çalışırlar. Hatırlama güçlüklerini kapatmak için senaryo yazarlar, söz uydururlar.

Bazı kişiler hafızalarını canlı tutmak için listeler yaparlar.

Bazıları problemi inkar eder, olup bitenler için başkalarını suçlarlar. (Gözlüğünü kaybeder; eşine, çöpe attın der.)

Bazı kişiler hafızalarının kötüleştiğini fark ettiklerinde depresif ve sinirli olurlar.

Bazı kişiler dışardan neşeli görülürler, çocuksu tepkiler verirler.

3- Davranış problemleri:

Bazı Demans hastaları gerginlik, öfke, hırçınlık göstererek  kendisine veya çevreye zarar verebilir.

Demans beyni tahrip ettiği için gördüklerini ve işittiklerini anlayamayan hastalar korkar ve telaşlanırlar. Kendisine gösterilen bakıma karşı koyması, eve gitme konusunda ısrarcı olması elinde değildir.

Bazı demans hastaları başını alıp gider, amaçsız gezinir. Kalabalık sokaklarda yönlerini kaybedip korkarlar. Özellikle gece gezinmeleri aile için çok zor bir durumdur.

Demans hastası odası değiştiğinde yeni eve taşındığında çok zorluk çeker. Yeni şeyleri öğrenmekte zorluk çekmektedir.

Akşamları kötüleşme demans hastasının tipik özelliklerinden birisidir. Beyin işlevi akşamları daha fazla zorlanmaktadır. Bu nedenle gece ışığı açık bırakmak genelde faydalıdır.

Uygunsuz cinsel davranış:

Bir genç eve geldiğinde babasını çıplak, başında sadece şapka, arka bahçede otururken bulmuştu. Demans hastası sürekli pantolonunun fermuarı ile oynayabilir, cinselliği hatırlayacak hareketler yapabilir.

İstifleme ve saklama sık rastlanan belirtilerdir. Çöp evler, yatağın altına biriktirmeler, çekmeceleri altüst etmeler. Kıymetli eşyaları çöp sepetlerine, çamaşır sepetlerine atabilirler. Alkol ve ilaçları abartılı kullanma da demans belirtileri arasındadır.

4- Depresyon:

Depresyonun genel belirtileri olan elem, keder hali, ilgi ve enerji azalması, anhedonia (hayattan zevk alamama), avolisyon (irade zayıflaması), uyku-iştah bozulmaları, cinsel ilgi azalması, intihar düşünceleri, düşünceyi yoğunlaştıramama, konsantrasyon güçlüğü gibi belirtilerdir.

Hafıza sorunu yaşayan Alzheimer hastalarında depresyon belirtileri sık rastlanır. Yahut uzun süren, Kronik Depresyonlarda hafıza sorunları ileri derecede artarak Alzheimer hastalığını tetikleyebilir.

Depresyon hastalığında beyinde değişiklikler oluşmaktadır. Beyinde bilgi akışı depresyondaki kişide yavaşlar. Hayattan zevk alma ile ilgili hücre gruplarının işlevini iyi yapmaması, serotenerjik ve noradrenerjik kimyasal ileticilerin yetersizliği Depresyonda beyinde olan değişikliklerdir.

Beyindeki bu değişikliklerin uzun sürmesi dikkat sorunlarının kalıcı olması ve öğrenmenin bozulmasını sonuç verebilir. Uzun süren Depresyonlar eğer tedavi edilmezse Alzheimer için bir risk grubu olarak değerlendirilmektedir.

Kronik alkol kullanan ve depresif olan kişiler Alzheimer hastalığı için büyük risk oluştururlar.

“Bayan Deniz 42 yaşında bir mimar, kendi işinde çalışıyor. Son günlerde unutkanlıktan yakınıyordu. Babası Alzheimer hastası idi, hastalığın zorlukları bütün şiddeti ile yaşamıştı. Genetik yüklülükler konusunda da bilgisi vardı. İlerde bunama hastası olma riski onu dehşete düşürüyordu. Bize başvurdu. Kendisine nöropsikolojik tarama testleri, beyin haritalaması ile beyin fizyolojisini ölçme gibi yöntemlerle taramadan geçirdik. Sonuç, unutkanlığı halen yaşadığı depresyona bağlı idi. Gerekli önerilerde bulunduk, takibe aldık, çok rahatlayarak işinin başına döndü.”

5- Stresle İlişki:

Stres zihin fonksiyonlarının bozulması, anlama, kavrama, öğrenme, hatırlama, konuşma, düşünme gibi beyin ilişkilerinin aksamasını sonuç verebilmektedir. Özellikle uzun süren stres Depresyonu tetikleyerek düşünceyi yoğunlaştırma ve dikkati sürdürmeyi bozmaktadır. Alzheimer’in önemli nedenlerinin başında ve son yıllarda artışının altta yatan sebebi olarak modern hayatta kaygı düzeyinin yükselmesi, beyin kimyasının bozulması önemli tartışma konularıdır.

Beynin senelerce süren serotonin yetersizliğinin yatay etkilerle beyin asetil kolin maddesini de azaltarak Alzheimer Demansını hazırladığı önemli savlardan biridir.

Stres olaylarının, yalnızlığın yaşlılarda demansı ağırlaştırması tedavi ekibinin çok iyi bildiği konulardır.

Aile ve tedavi ekibinin Alzheimer hastasında dikkat edecekleri en önemli şey onun kaygı düzeyini artırmamak olmaktadır. Şefkatli, esnek, onu zorlamayan yaklaşımlar hastalığı yavaşlatmaktadır.

Kendini güvende hissetmeyen bir insan korkularının etkisi ile yoğun stres yaşayacaktır. Alzheimer hastası strese diğer insanlardan daha fazla duyarlı olması beyinin olayları algılama bozukluğu nedeniyle kendini güvende hissedememesidir.

Erken Tanının Önemi

Alzheimer hastalığı sinsi ve yavaş başlayan bir hastalıktır. Masum unutkanlıklar demansının habercisi olabilirler. Genellikle eski inanç, “önemli değil, dikkatsizlik, dalgınlık, stresten kaynaklanıyor” diyerek geçiştirmekti. Hekimlerimizin bu eski inancı şimdi sarsıldı ve değişmeye başladı. Alzheimer’in erken tanınması konusunda bazı yöntemler bize kolaylık sağlamaya başladı. Özellikle yeni çıkan Kolinosteraz inhibe edici ilaçların erken Alzheimer vakalarında yüz güldürücü sonuçlar vermesi çok dikkat çekici oldu.

Tarama Testleri :

Mcnair-Kahn kognitif güçlük testi. Bu testen yüksek puan alındığında ikinci aşamaya geçilir. 

Nöropsikiyatrik muayene.

Kognitif testlerin yapılması: Mini mental, kısa kognitif muayene, Cognitron, DAUF, Verbal Memory, Nonverbal Memory, WAİS gibi nöropsikolojik testler.

Beyin görüntülemesi: Özellikle frekans analizli sayısal EEG ile yapılan beyin haritalaması ile beyinde yavaş aktivite ölçümü yapılır. Eğer yavaş aktivite yaş grubu norm tablosuna göre ortalamaların üzerinde ise hasta risk grubunda olarak değerlendirilir.

Sayısal EEG’nin bir özelliği de lokalisazyon (bölgesel) değerinin olmasıdır. Böylece beynin hangi alanı etkilenmişse o alanla ilgili tedavi ve zihin geliştirme programları yapılabilir.

İnsanın ayağı kırıldığında bütün vücut alçıya alınmadığı gibi beynin bir bölgesi hastalandığında beynin o bölgesinin tedavi edilmesi daha doğru olur.

Alzheimer hastalığından değil, erken davranılmamasından korkmak daha doğru olacaktır.

KAYNAKLAR

Gelder M, Gath D, Mayon R, Cowen P; Owford Textbook of Psychiatry 3nd ed. Owford University Press. 1996. 308-341.

Işık, E. : Organik Psikiyatri, Tayf Matbaası 1999, ANKARA 46-164

Ronald C., Glenn E., Stephen C.: Aging, Memory, and Mild Cognitive Impairment 65-71.

Reisberg, B., Burns A. : Diagnosis of Alzheimer’s Disease, International Psychogeriatrics, New York 1997 5-9. 

 

Daha geniş bilgi için aşağıdaki sayfaları inceleyebilirsiniz.

Nöroloji Birimi 

Alzheimer

Sorularla Alzheimer hastalığı
Alzheimer hastalığı (AH), 65 yaşın üzerindeki insanlarda demansın (bunama) en sık nedeni...
 hastanın belleğinin yanı sıra öğrenme, mantık yürütme, yargıya varma, iletişim kurma ve günlük yaşam aktivitelerini sürdürme becerilerini kademeli olarak yıkıma uğratan, ilerleyici bir beyin hastalığıdır. Hastalık ilerledikçe kişilik ve davranış değişiklikleri de ortaya çıkabilir. Hastalığın geç evrelerinde hasta giyinme, kişisel temizlik/bakım, yemek yeme ve diğer temel fonksiyonlar yardımsız yapamaz hale gelir. Devamlı olarak başka kişilerin bakımına muhtaç olur.
ALZHEİMER HASTALIĞI TOPLUMDA NE SIKLIKTA GÖRÜLÜR?
AH’nın bilinen tek bir nedeni yok. Hastalıkta birçok faktörün rol oynadığı düşünülüyor. En iyi bilinen risk faktörleri arasında yaşlanma ve ailede demanslı başka kişilerin olması yer alıyor. Genel olarak 65 yaşın üzerindeki kişilerin % 10’unda AH görülüyor. 85 yaşından sonra ise bu oran % 50’ye yükseliyor.

İnsanların beklenen yaşam sürelerinin giderek uzaması ile Alzheimer hastalarının sayısı da her geçen gün artıyor. Yalnız ABD’de 2000 yılı için tahmin edilen Alzheimer hastası sayısı 4 milyon kişi iken 2050 yılında bu sayının 15 milyon kişiye ulaşacağı hesaplanıyor.

Benzer şekilde Türkiye’de 2000 yılı için hesaplanan 65 yaş üzeri yaşlı nüfus 3.8 milyon kişi iken, 2010 yılında bu sayının %29’luk bir artış ile 4.8 milyona ulaşacağı öngörülüyor. Bu oranlar hastalığın sıklığı ile birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye’de 2000 yılında 380 bin civarında tahmin edilebilecek Alzheimer hastası sayısı 2010 yılında yaklaşık olarak 480 bin kişiye ulaşacak.


ALZHEİMER HASTALIĞININ YARATTIĞI YÜK

Alzheimer hastalığı ABD’de kalp hastalıkları ve kanserden sonra en maliyetli üçüncü hastalık olarak tespit edilmiş ve yıllık toplam maliyetin 100 milyar USD düzeyinde olduğu hesaplanmış. Alzheimer hastalığı tedavi ve bakımı için yapılan harcamalar bu hastalığa sahip olmayan hastalara yapılan harcamalardan 1.5 kat daha fazla. Hastaların bakım evi ortamında bakılmaya ihtiyaç duyuyor olması durumunda harcamalar % 75 oranında artıyor.

Tüm bu maliyetin yalnızca % 5’lik bir dilimi ilaç harcamalarına ait ve asıl büyük kısmını ise bakım maliyetleri oluşturuyor.

Alzheimer hastalarının bakım ve tedavileri için yapılan parasal harcamaların yanısıra, bir diğer önemli maliyet, hasta yakını ve bakıcıları ile ilgili. Hastalık, hastaya bakan yakını üzerinde önemli derecede fiziksel ve psikolojik yük yaratıyor. Çalışan hasta yakınlarının yaklaşık % 50’si, hastalarına bakabilmek için işlerine ara vermek, çalışma saatlerini azaltmak ya da işlerini tümüyle bırakmak zorunda kalıyor.

Hasta yakınlarında depresyon (%14-47), kaygı bozuklukları (%10), şiddet duygusu ve saldırgan davranma korkusu (%20), hastaya şiddet uygulama (%7) gibi problemler ortaya çıkıyor.


ALZHEİMER HASTALIĞI NASIL TANINIR?

AH belirtileri hastalar arasında değişkenlikler göstermekle birlikte, diğer insanlar tarafından farkedilen ilk sorun evde, işte ya da çeşitli aktivitelerdeki performansı etkileyecek kadar şiddetli unutkanlıktır.
İyi tanınan insanların ya da nesnelerin adlarının unutulması hiçbir zaman yaşlanmanın normal bir parçası değildir.


ALZHEİMER HASTALIĞININ HABERCİSİ OLABİLECEK 10 BELİRTİ

Kendinizde ya da yakınlarınızda aşağıdaki belirtilerden bir ya da birkaçı bulunuyorsa, zaman geçirmeden bir nörolog ya da psikiyatriste başvurmanız yararlı olacaktır.

1. İş becerilerini etkileyen, yakın zamanla ilgili bellek kaybı
Yakın geçmişteki olaylar, insan isimleri ve telefon numaraları sık unutulur ve sonra da hatırlanamaz ve aynı soruları tekrar tekrar sorulur.

2. Günlük işleri yapmada güçlük
Günlük ev işlerini yapmakta, kendine bakmakta, uygun elbiseleri seçmekte güçlük yaşanır.

3. Konuşmayla ilgili güçlük
Konuşurken çok basit kelimeler bulunamayabilir ya da yerine uygun olmayan kelimeler kullanılabilir.

4. Zamanı ve mekanları karıştırma
Günü, ayı, yılı unutulabilir, hergün geçilen sokakta kaybolunabilir.

5. Yargı ve karar vermede güçlük
Önemli sorumluluklar tamamen unutulabilir, uygun olmayan şekilde giyinilebilir, sabaha karşı yürüyüşe çıkmaya kalkılabilir.6

6. Soyut düşünme becerisinde güçlük
Basit hesaplar yapılamayabilir, rakamların ne işe yaradığı unutulabilir, plan yapmakta güçlük çekilebilir.

7. Sık kullanılan eşyaları yanlış erlere koyma
Eşyalar olmadık yerlere, örneğin ütü buzdolabına ya da kol saati şeker kavanozuna konabilir.

8. Ruh hali ve davranışlarda değişim
Görünür bir neden yokken, çok çabuk ağlanabilir, alıngan ya da çok sinirli olunabilir.

9. Kişilik değişimleri
Şüpheci ürkek, saldırgan vb. bir kişilik kazanılabilir.

10. Sorumluluktan kaçınma
Çok önemli konularda bile pasif hale gelinebilir ve en basit işlerde bile sürekli teşvik gerekebilir.


AH NASIL TEDAVİ EDİLİR?

AH’nı tam olarak iyileştiren bir tedavi bulunmamakla birlikte, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilen ve belirtileri azaltabilen ilaçlar geliştirilmiştir. İlaç tedavisi duygusal ve davranışsal belirtiler üzerinde de yarar sağlayabilmektedir. Hasta ve yakınlarının durumla baş etmelerine yardımcı olmaya, hastalık ve tedavisiyle ilgili bilgi almalarına ve yaşam kalitelerini yükseltmeye yönelik destekleyici bakım da tedavinin önemli bir parçasıdır.

 

Bunama ya da demans, günlük yaşamın her zamanki gibi sürdürülmesini engelleyen ilerleyici, kronik bir beyin hastalığıdır.

" ...Demans, beyin kabuğuna ilişkin üst düzey işlevlerin genel olarak bozulmasıdır. Bunlar, kişinin çevreyi farkındalığı ( bilinci ) bozulmaksızın, bellek, günlük yaşamın gereksinimleriyle başa çıkabilme yeteneği, algı ve devinime ilişkin işlevler, koşullara uygun düşen toplumsal davranışın korunabilmesi ve duygusal tepkilerin kontrolünde bozulma şeklinde sıralanabilir. Büyük çoğunlukla geri dönüşsüz ve ilerleyici bir durumdur. "

Alzheimer Hastalığı ( AH ) en yaygın demans türlerinden biridir. Bir başka deyişle, sanayileşmiş ülkelerde en sık görülen demanstır ve nüfusun yaşlanmasına paralel olarak giderek de artmaktadır.

1. Alzheimer Hastalığının ilerleyişi genellikle çok yavaştır ve olguların çoğunda bellek problemleriyle kendini gösteren bir preklinik evre ortaya konabilir. Alzheimer Hastalığı yaşla birlikte artar, ancak daha gençleri, hatta elli yaşları içindekileri de tutabilir. Bu nedenle, sadece çok yaşlıların hastalığıdır diye düşünmemek gerekir.

2. HASTALIĞI İKİ GRUBA AYIRABİLİRİZ :

  • Ailevi Alzheimer Hastalığı, oldukça seyrektir. Bu konuda uzmanların farklı görüşleri olabiliyor : Bazıları tüm Alzheimer tipi demansların % 5 i olduğunu söylerken, diğerleri bu oranı % 1 olarak vermektedirler. Kalıtım kanıtlanmıştır, ancak tüm olgularda rol oynamamaktadır. Elli yaşlardaki genç hastalar genellikle bu gruptandır.
  • Sporadik ( kalıtsal olmayan ) türü tüm olguların % 95 ini temsil eder. Yaşlılardaki hastalığın tipik biçimidir.
  • Ailenizde bir Alzheimer hastası varsa, bu sizin de ilerde hasta olacağınız ya da hastalığı çocuklarınıza aktaracağınız anlamına gelmez.

3. Bir dizi muhtemel etken tartışılmaktaysa da, hastalığın nedeni henüz bilinmemektedir.

4. HASTALIĞIN ORTAYA ÇIKMASINDA HEPSİ BİR ARADA ROL OYNUYOR OLABİLİR

Beyindeki işlev bozukluğu iki temel süreç ile belirlenmektedir :

  1. Nöronlara ( sinir hücreleri ) hasar veren bir takım maddelerin oluşumu ;
  2. Nörotransmitterlerin ( sinirler arası iletişimi sağlayan beyin kaynaklı kimyasal maddeler ) beyin tarafından üretilmesinde azalmayla birlikte nöronlar arasındaki normal "iletişimin" bozulması.

ÇEVREYLE NASIL BAŞA ÇIKMALI ?  ( 1 )


Alzheimer Hastalığının ( AH ) zihin karışıklığı ve bellek kaybı gibi bazı belirtileri, hastanın kendisi ve çevresine zarar vermesini engellemek üzere çevresinin zorunlu olarak değiştirilmesini gerektirebilir. Bunun için ya büyük boyutlu değişiklikler yapmanız ya da güvenli bulmadığınız eşyayı kilit altında tutmanız gerekmiyor. Kapsamlı değişiklikler, çevresini tamamen yabancılaştırarak kafasını daha fazla karıştırıp, daha küskün yapma gibi olumsuz etkiler yaratabilir.

HATIRLANMASI GEREKEN ÜÇ KURAL

  1. Çevrede çok fazla değişiklik yapmayın. Yalnızca, aile içindeki güvenlik ve konfor için gerekli değişikliklere özen gösterin.
  2. Değişiklikleri yavaş yavaş yapın. Hastalığın ilerleyişini farklı evreler boyunca izlemeye gayret edin, gereken değişiklikleri yavaş yavaş yapın. Onu korkutmayın. Mümkün olduğunca kendine yeterli olması için yüreklendirin.
  3. Yaptığınız değişiklikler aileniz için de yaşamı kolaylaştırıcı nitelikte olmalı. AH ' lı hasta, karşılaştığı nesneleri eline aldıktan sonra çoğu kez rasgele bir yere bırakır. Bu nedenle, anahtarlarınızı ve kolayca ortadan kaldırılabilecek eşyanızı onun erişemiyeceği bir yere kaldırın.

EV İÇİNDEKİ GÜVENLİK

MUTFAK

Mutfak, evin en tehlikeli bölümlerinden biri olabilir. Aşağıda sıralananlar tasız kaza riskini azaltabilir. Mutfak aletlerinizin güvenli bir biçimde kullanılabildiğinden emin olun. Güvenilir değilse, aşağıdaki değişiklikleri yapın.

  1. Gazlı ocağı, elektrikli bir ocakla değiştirin ya da gaz kaçaklarını tespit edecek bir güvenlik düzeneği kurun.
  2. Gece yatmadan önce gaz vanasını kapatın.
  3. Kibrit yerine elektrikli çakmak kullanın.
  4. Mutfak robotu, kahve makinası gibi çok parçalı aygıtları yatmadan önce sökün.
  5. Suyunuzun ısısı ayarlanabiliyorsa, en fazla 37 C de tutun. AH, ağrı hissini belli ölçüde değiştirebileceğinden, hasta kaynayan suyun kendisini yaktığını anlamayabilir.

BANYO

Banyoda beklenmedik tehlikeler bulunabilir. Aşağıda sıralananları gözden geçirmeniz yararlı olacaktır.

  1. Kapının anahtarını kal

    Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !